3 min read

Elektroakustik Müziğin Önemli Eserleri

Elektroakustik Müziğin Önemli Eserleri
Photo by Carlos Santos / Unsplash

Elektroakustik Müziğin Çıkışı: Paris ve Köln

Elektroakustik müziğin temelleri, 1950’lerin başında Avrupa’nın iki farklı şehrinde atılmıştır. İlk olarak Paris’te Pierre Schaeffer öncülüğünde kurulan GRM (Groupe de Recherches Musicales) ile "Musique Concrète" (Somut Müzik) kavramı gelişmiştir. Fransa’daki elektroakustik devrim, bir radyo stüdyosunun imkanlarıyla filizlenmiştir. Pierre Schaeffer, İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız Radyo-Televizyonu (RTF - Radiodiffusion-Télévision Française) bünyesinde bir araştırma ve deney stüdyosu olan Club d'Essai'yi kurmuştur. Bu stüdyo, radyo yayıncılığı için ses efektleri ve kurgu teknikleri üretmek amacıyla kurulmuş olsa da; Schaeffer, buradaki pikaplar, kayıt cihazları ve ses arşivleri üzerindeki teknik deneyleri ile Musique Concrète (somut müzik) fikrini olgunlaştırmıştır. Yani elektroakustik müzik, radyo teknolojisinin sunduğu ses manipülasyonu imkanlarının sanatsal bir amaçla yeniden keşfedilmesiyle doğmuştur. Bu ekolde, dış dünyadan kaydedilen doğal sesler (tren sesi, kapı gıcırtısı vb.) manyetik bantlar üzerinde manipüle edilerek müzikal birer nesneye dönüştürülür. Schaeffer’e göre ses, kaynağından koparıldığında (akuzmatik) saf bir estetik değer kazanır.

Öte yandan, Köln’de WDR (Westdeutscher Rundfunk) bünyesinde kurulan stüdyo, Karlheinz Stockhausen ve Herbert Eimert gibi isimlerle "Elektronische Musik" anlayışını savunmuştur. Fransızların "hazır ses" kullanımının aksine Alman ekolü, sesi tamamen sentetik yollarla, osilatörler aracılığıyla sıfırdan üretmeyi amaçlamıştır. Bu yaklaşım matematiksel kurguların sesin iç yapısına (tınısına) kadar uygulanmasına imkan tanıyarak müziği rasyonel bir düzleme taşımıştır.

Tape Music Ekolü

Elektroakustik müziğin Avrupa'daki radyo istasyonları eksenli gelişimine paralel olarak, Amerika Birleşik Devletleri'nde de akademik ve bağımsız merkezler bu akıma ortak olmuştur. Vladimir Ussachevsky ve Otto Luening tarafından kurulan ve daha sonra Milton Babbitt'in de dahil olduğu Columbia-Princeton Electronic Music Center bu akımın Amerika'daki öncüsü olmuştur. Avrupa'nın aksine Amerika'daki gelişim, devlet radyolarından ziyade üniversite fonlarıyla desteklenmiştir.

Aynı dönemde Batı Yakası'nda ise daha "yeraltı" ve deneysel bir ruhla San Francisco Tape Music Center kurulmuştur. Pauline Oliveros, Morton Subotnick ve Ramon Sender gibi isimler, müziği sadece teknolojik bir veri değil, performansa dayalı bir deneyim olarak kurgulamışlardır. Don Buchla ile iş birliği yaparak ilk modüler sentezleyicilerin (Buchla Box) geliştirilmesine ön ayak olan bu merkez, "Tape Music" ekolünü daha özgürlükçü ve disiplinlerarası bir boyuta taşımıştır.

Kişisel olarak tavsiye ettiğim bazı önemli eserler:

1 - Karlheinz Stockhausen - Gesang Der Junglinge (1955)

Elektronik müziğin dönüm noktalarından birini yaşadığı bir zamanda yapılan bu eserde Stockhausen çocuk seslerini ve elektronik sesleri manipüle ederek bir komposizyon ortaya çıkartmıştır.

2 - Edgard Varèse – Poème Electronique (1958)

1957 Brüksel Dünya Fuarı'nda sergilenmek üzere Philips firması tarafından sipariş edilen bu eser de elektronik müziğin ilk önemli örneklerinden birisidir. Varèse, eseri özel bir mekânda çalınmak üzere tasarlamıştır. 400 hoparlörle donatılmış Philips'in "Milletler Evi" isimli mekânında gösterilmiştir.

3 - Milton Babbit - Composition for Synthesizer (1961)

Serialist müzikte eklektik yaklaşımlarıyla bilinen Milton Babbitt'in elektronik müzik için yazdığı ilk çalışmalardan biridir.

4 - Jean Barraqué - Etude (1953)

Jean Barraqué, Groupe de Recherces Musicales stüdyosunun önemli isimlerinden biridir ve genellikle eserleri kompleks bir serializm barındırır. Etude isimli bu eseri de, atonalite ve serializmin öne çıktığı bir eserdir.

5 - Iannis Xenakis - Diamorphoses (1957)

Xenakis, bu eserde seslerin farklı katmanlarını, dönüşümlerini ve çarpıcı ses peyzajlarını bir araya getirirken, matematiksel ve fiziksel prensipleri müzikal ifadeye dönüştürme fikrinden yola çıkmıştır.